• Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • Pinterest
  • Linkedin
  • Rss
Çin Borsasındaki Düşüş Korku Yarattı
İsyerlerim.Com | Sektörlerin Buluşma Noktası
Haber Kategorileri
İlginizi Çekebilir
Haber Detayları

Çin Borsasındaki Düşüş Korku Yarattı




 

Çin'de geçen sene mayıs ayında başlayan ve bir sene süresince yükseliş trendine giren pay senedi piyasalarında son bir ayda yaşanan düşüş, gündemin odak noktasına yerleşirken, mevzubahis düşüşün global ve emtia piyasalarına negatif yansıması kaygıları artırdı.

Çin pay senedi piyasaları, her ne kadar son zamanda yaşanan değer kaybıyla gündemin üst sıralarında bulunsa da, geçen yılın mayıs ayından bu yılın ikinci yarısına kadar tesirli olan yükseliş trendi ile yüzde 150'yi aşan kazanç ele geçirmişti.

Analistler, bir yılı aşkın bir müddet devam eden yükseliş trendiyle alakalı bir gerekçe bulmakta zorlanırken, piyasada aşırı değerlenme olduğunu ve hisse senedi ücretlerinde oluşan balonun patlayabileceğini ifade etti.

Bu süreçte AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ Merkez Bankası'nın (Fed) para siyasetlerinde normalleşme hamleleri, Avrupa'da yaşanan ekonomik kriz, Yunanistan'ın borç meselesi, jeopolitik gelişmeler ve dolardaki yükseliş gibi ülke dışı kaynaklı negatifliklerin yanı sıra, yurt içinde zayıf ekonomik veriler ve bu istikamette büyümeye ait kaygıların artması Çin piyasasındaki yükselişe haziran ayına kadar mani olamadı.

Her negatif gelişme sonrasında Çin hükümeti ve ülke merkez bankasının müdahaleleriyle hisse piyasaları desteklenirken, her pozitif gelişmede ise piyasadaki yükseliş ivme kazandı.

Piyasadaki düşüşün altında yatan gerekçe

Japonya'yı geçerek 2010 yılında AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ'nin hemen peşinden dünyanın en büyük ikinci ekonomisi haline gelen Çin'de, 2. çeyrek büyüme rakamlarının yüzde 7 ile hedeflerin altında kalması yatırımcıların kaygılarını artırırken, saydamlık ve bilgi akışındaki kısıtlamalar sebebiyle ekonomik seyrin tam manasıyla mercek altına alınamaması da riziko algısını yükseltti.

Diğer taraftan dünyanın en büyük ihracatçı, bu arada ikinci büyük ithalatçı ülkesi konumunda bulunan Çin'de, Euro Bölgesi'ndeki ekonomik buhran, küresel ekonomideki toparlanma sürecinin yavaş ilerlemesi ve dış talepteki daralma nedeniyle dış ticaret rakamları da amaçlananın gerisinde kaldı.

Japonya'nın düşük yen siyaseti karşısında yuanın değerinin yükselmesiyle zor vaziyette kalan Çin'de, kredilerdeki artış ve bu sene başındaki halka arz dalgası sonrasında likidite krizi yaşanması da karar alıcıların karşı karşıya kaldığı bir başka mesele olarak öne çıktı.

Hükümet ve ülke merkez bankası, bu zorluklar karşısında piyasaya likidite enjekte edilmesi, pay alımı, üremlerde artırıma gitme, halka arzlara kısıtlama ve kredilerde denetimin artırılması gibi canlandırmaya yönelik yollara müracaat etti.

Yapılan müdahaleler, hükümetin büyüme hedefi doğrultusunda ihtiyaç duyulan tedbirleri artıracağı beklentilerini yükseltirken, tüm bunların endekste son bir ayda yaşanan düşüşün önüne geçememesi piyasadaki volatilitenin gerekçesine ait sual işaretleri oluşturdu.

Çin'de Şanghay bileşik endeksi, bu sene haziran ayında 5.166 puanı görmesi sonrasında sert düşerek, 3.373 puana kadar indi. Bu süreçte endekste takriben yüzde 35 değer kaybı yaşanırken, şirketlerin piyasa değerindeki gerilemenin 4 trilyon doları aştığı belirtiliyor.

Bir takım analistler hisse piyasalarının takriben bir senelik yükseliş sonrasında düzeltme sürecine girdiğini belirterek, büyümeye yönelik kaygılardansa likidite meselesinin mevzubahis düşüşte çok daha tesirli olduğunu müdafaa ediyor.

Şanghay bileşik endeksindeki sert düşüşe rağmen, piyasanın hala geçen sene mayıs ayına göre takriben yüzde 85 yukarıda bulunması da hisse piyasasındaki gerilemenin devam edebileceği beklentilerini beraberinde getiriyor.

Borsadaki düşüşün reel ekonomiye tesiri

Çin borsasında yapılan işlemlerin yüzde 80'ine yakınının ülke yurttaşları tarafından gerçekleştirilmesi, pay senedi piyasalarındaki düşüşün reel ekonomiye tesirlerinin ağır olacağı kaygılarını de beraberinde getiriyor.

Yurttaşların pay senedi dışında yatırımlarını çoğunlukla konut alımıyla değerlendirdiği ülkede, emlak piyasasında da yapısal sorunların bulunması bu kaygıların artmasına sebep oluyor.

Ülke yurttaşlarının hisse senedi ücretlerindeki düşüşten dolayı varlık düzeylerinin azaldığını, bunun yurt içi yatırım ve tüketim harcamalarını negatif etkileyeceği görüşü öne çıkarken, bu vaziyetin büyümeye yönelik kaygıların devam ettiği ülke için ehemmiyetli bir sorun teşkil ettiği, ancak hükümet müdahalelerinden dolayı tesirinin "ılımlı" olacağı öngörülüyor.

Emtia ve küresel piyasalara Çin tesiri

Küresel emtia piyasasına istikamet verdiği bilinen Çin'de borsadaki sert düşüş ve büyümeye yönelik kaygılar emtia ücretlerine negatif yansıdı. Sene başından bu yana dolardaki yükselişle baskı altında kalan emtia piyasası, Çin'deki gelişmeler sonrasında çöküş yaşadı.

En fazla altın rezervine sahip ülkeler arasında bulunan Çin'in 5 tonluk altın satışı gerçekleştirdiği ve altın rezervlerini beklentilerin altında tuttuğuna ait izahlar, altın ücretlerinin 1.073,40 dolara gerileyerek son 5,5 sene en düşük düzeyini görmesine sebep olmuştu.

Bunun yanında talep kaygılarıyla başta petrol ve bakır ücretlerinde düşüş yaşanması, bir hayli emtia ihracatçısı ülke için riziko oluştururken, bu vaziyet Fed'in ürem artırımına gidiş sürecinde global ekonomiye ait kaygıların artmasını destekleyen bir diğer öğe oldu.

01-08-2015

Facebook Yorumları