• Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • Pinterest
  • Linkedin
  • Rss
Maliye Bakanı çok sert uyardı
İsyerlerim.Com | Sektörlerin Buluşma Noktası
Haber Kategorileri
İlginizi Çekebilir
Haber Detayları

Maliye Bakanı çok sert uyardı



 

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, potansiyelin altında kalan büyümede, enflasyondaki yukarıya istikametli trendde ve Türk Lirası'ndaki değer kaybında politik riziko priminin hissesinin çok büyük olduğunu belirterek "Türkiye'nin siyasi istikrara ihtiyacı var" diye konuştu.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, çözüm sürecinin boşa gittiğine yönelik ortaya çıkan algının yanlış olduğunu belirterek, "Bölge yurttaşlarımız, bu başkaldırıya destek olmuyorsa bütün baskılara zulme karşın bu konuda tavır koyuyorsa bu, yurttaşın süreci anladığını ve takdir ettiğini gösteriyor. Türkiye'nin sahiden bu konuda candan bir şekilde hak ve özgürlükler noktasında ilerlediğini gelecek vadettiğini gösteriyor. Bu, Türkiye'nin ehemmiyetli bir kazanımıdır" diye konuştu.

Bakan Şimşek, Kanal 7'de katıldığı programda gündeme ait değerlendirmelerde bulundu.

AK Parti'nin 7 Haziran'da seçimlerden tek başına iktidar olarak çıkamamasıyla terör olaylarının artmasının ilişkilendirildiğine yönelik algının sorulması üzerine Şimşek, bu suçlamanın politik propaganda olduğunu ve hiçbir doğruluk hissesinin olmadığını söyledi.

Şimşek, iktidarları müddetinde Kürt orijinli yurttaşların, hiçbir dönemde olmadığı kadar demokrasi, özgürlükler mananında kazanımlar ele geçirdiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: "Gelin görün ki bunun bir karşılığı olarak terör örgütünün ülkeyi ayrılması, silahları bırakması öngörülüyordu. Bir sürü uydurma sebeplerle bu hep geciktirildi, bu konuda adım atılmadı, bu zati bir samimiyetsizliği ortaya koyuyor. Çözüm süreciyle bölge insanı refaha huzura alışsın ve böylelikle yurttaşlarımız terörle arasına kuvvetli bir mesafe koysun gerçekten beklenti buydu. Biz hukuk devleti içerisinde hak ve özgürlük alanını genişletirken, demokrasinin standartlarını iyileştirirken bölücü terör örgütü bunu takdir edip silahları bırakacağına tam aksine daha çok silah yığmış, adam almış ve baskıyı artırmış. 6-7 Ekim olayları terörün en alası, şehirler yakılıp yıkılmış, orada zaten bozulmuş. Hükümet olarak bu niyeti gördük ve Meclis'e güvenlik güçlerinin ellerini güçlendirecek ve terörle mücadelede elimizi güçlendirecek tertip etmeyi getirdik. Ancak bu tertip etmelere enteresan bir şekilde Meclis'teki bütün partiler karşı çıktı."

Terörle mücadelenin çok kapsamı geniş bir alan olduğuna işaret eden Şimşek, "Terör örgütünün bütün hayali, 'her bir haneden en az biri dağda, biri mapusta veya biri kabirde olsun' diye bir yaklaşımı var. Terör örgütünün hiçbir şekilde problemi de Kürtlere hak ve özgürlük değil. Kürtlerin kalkınan gelişen Türkiye'den daha adaletli bir hisse alması değil, böyle bir dertlerinin olmadığı net" dedi.

Şimşek, Türkiye'nin Irak ve Suriye gibi bir yapısı olmadığını belirleterek, şöyle devam etti: "Rasyonel bir Kürt, pragmatik olarak olaya baktığında demokratik müreffeh bir Türkiye'de olmak Kürtlerin lehinedir. Çözüm süreci boşa gitti algısı yanlış bir algı. Bölge yurttaşlarımız, bu başkaldırıya destek olmuyorsa bütün baskılara, zulme rağmen bu konuda tavır koyuyorsa bu, yurttaşın süreci anladığını ve takdir ettiğini gösteriyor. Türkiye'nin gerçekten bu konuda samimi bir şekilde hak ve özgürlükler noktasında ilerlediğini gelecek vadettiğini gösteriyor. Bu Türkiye'nin ehemmiyetli bir kazanımıdır. Temel hak ve özgürlük mananında dünyanın en gelişmiş, demokratik ve çağdaş ülkelerinde yaşasanız hangi hak ve özgürlükler varsa üç aşağı beş yukarı Türkiye'de de bu vardır. Yurttaş bunu görüyor. Şu anda onların anladığı dilden konuşulması bence olması şart olan bir taktik. Hiçbir çağdaş demokrasi eli silahlı haramiye bu kadar alan katiyen tanımaz."

Türkiye'nin politik belirsizlik içeren bir dönemde bulunduğuna dikkati çeken Şimşek, "AK Parti hükümetlerince yapısal reformlar yapılmayıp Türkiye'nin temelleri güçlendirilmesiydi bugün çok ciddi birtakım meselelerle karşı karşıya kalabilirdik. Bütün bu kazanımlara rağmen Türkiye'nin içinden geçtiği süreç sıkıntılı bir süreç. Büyüme, potansiyelin altında, enflasyonda yukarı istikametli bir trend var ve ne yazık ki kur mananında çok ciddi bir lirada değer kaybı var. Bunda siyasi risk priminin payı çok büyüktür" şeklinde konuştu.

Şimşek, Türkiye'nin bir an önce siyasi istikrara kavuşmaya ve reformların tekrar başlamasına ihtiyacı olduğunu dile getirdi.

AK Parti hükümetlerinde yurttaşın taleplerine duyarsız kalmadıklarını ve isteklere bütçe disipline dikkat ederek cevapladıklarını belirten Şimşek, "Türkiye'de maalesef bir şeyleri dağıtma sözü her kesim tarafından alkışlanıyor. Ama sonradan bunu faturasını ödemeye geldiği vakit 'vergiler niçin artıyor' diyoruz. Yoktan var etmek yalnızca Allah'a mahsustur" ifadelerini kullandı.

Politik istikrarın ekonomi için ehemmiyetine değinen Şimşek, "Reformlar uzun vadede netice veriyor diye kaçınılıyor. Ancak reform yapıldığında beklentiler kanalıyla çok hızlı bir iyileşme oluyor. Bizim, balansları de toplumun fark kesimlerinin ihtiyaçlarını da gözetip o ince balansı kollamamız gerekli. Biz muhalefet gibi değiliz, çıkıp onlar gibi söyleme girersek yarın öbür gün kredibilite meselesiyle karşı karşıya kalacağız fakat muhalefetin öyle bir derdi yok. Şu anda Türkiye'nin tek çıpası var. Siyasi istikrar yok, Avrupa Birliği yok, bir tek mali disiplin var. Bu da seçim hesaplarıyla heba edilirse, o zaman Türkiye ikiz açık problemiyle karşı karşıya kalacak" diye konuştu.

Şimşek, 2002-2014 arasında yaşanan bütün negatif gelişmelerden en az şekilde etkilenmesinin temelinde siyasi istikrar ve reform olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: "Reform yapılmazsa Türkiye yata kalka gider fakat o bizi bir yere götürmez. 90'lı yıllar bunu en güzel örnekleriyle doludur. Türkiye'de politik belirsizlik uzun müddet devam ederse mali disiplin buna dayanamaz. Bu ortamda mali disiplini sürdüremeyiz. Anayasa kararı çok açık, '17 Ekim'e kadar bütçeyi Meclis'e sunarsınız' diyor fakat bu bütçenin de kadük kalacağı, Meclis'ten de geçmeyeceğini herkes biliyor. Bütçeyi şeklen yapacağız ancak bunu görüşecek bir Meclis yok. Bu yıl Türkiye normal süreçte bütçesini yapamayacak. Sene sonuna doğru artık kim sorumluysa bir geçici bütçe yasası gönderecek. O yasa hızlı bir şekilde geçecek ve '2015 seneyin bütçesinin belirli bir oranı ilk 6 ay, ilk 3 ay için uygulanır' diye bir bütçe yasası geçecek. Sonra yeni gelen hükümet program yapacak ve Meclis'e sunacak. O öncelikleri üzerine yeni bir bütçe yapacak. Başbakanımızın net bir direktifi var, biz geçici bir hükümet gibi değil, normal bir hükümet gibi memleket meselelerine eğileceğiz, o nedenle bütçeyi de şimdi o ciddiyetle hazırlayacağız ve vaktinde göndereceğiz."

"EKONOMİK KAZANIMLAR TEHDİT ALTINDA"

Şimşek, hukuk devleti, demokrasi hak ve özgürlükler mananında en iyi referansın hali hazırda Avrupa Birliği olduğunu vurgulayarak, "Problem aza olup olmamak değil. Problem Türkiye'nin yapısal dönüşümünün devam etmesi, müesseselerin güçlenmesi, kalitesinin artması ve uzun vadede ülkenin önünün açılmasıdır. İlave reformlar yapılması ihtiyaç duyulan. Bu seçim döneminde, reformların ilk 100 günde önceliklendirileceğinin ortaya konulması lazım, bunun getireceği yararların konuşulması lazım" ifadelerini kullandı.

Son 13 senedir ekonomik manada kazanımların tehdit altında olduğunu belirten Şimşek, şöyle devam etti: "Siyasi istikrarı sağlayıp reform yapamazsak bırakın 2023 hedeflerini biz mevcut kazanımları savunamayız. Türkiye'nin global rekabette elinin güçlü olabilmesi için güçlü ve uzun soluklu bir hükümete ihtiyacı var. Gelişmekte olan ülkeler sıkıntıda ve bu sıkıntılar azalmayacak. Amerikan Merkez Bankası eninde nihayetinde para siyasetini normalleştirecek, üremi artıracak. Belki bu ay belki de sene nihayetinde olacak fakat bu ehemmiyetli değil. Amerika kendi menfaatlerine göre o kararı verecek. Türkiye olarak kararın ne vakit verileceğinden bağımsız şekilde, o kararlara, şoklara karşı dayanıklılığımızı artırmamız lazım. Dayanıklılığı da konuşarak slogan atarak artıramayız. Sloganlar 5 kuruşa yaramıyor."

13-09-2015

Facebook Yorumları